Gülhan Cantürk | 9 Kehanet
897
post-template-default,single,single-post,postid-897,single-format-standard,qode-quick-links-1.0,ajax_fade,page_not_loaded,,qode-title-hidden,qode_grid_1300,qode-theme-ver-11.0,qode-theme-bridge,wpb-js-composer js-comp-ver-5.1.1,vc_responsive

9 Kehanet

Yoga dersi vermeye başlamamın üstünden 5 yıl geçmiş bir kaç yıldır da koçluk yapıyorum ve kendimi tanıtma konusunda  şimdiye kadar hep daha geride durup insanların ihtiyacı olursa beni bulur düşüncesi hakimken bu yıl içsel olarak artık daha fazla kişinin bu konularla buluşması için sorumluluk hissetmeye başladım. Bununla ilgili olarak da web sitesi yaptırmaya karar verdim ve süreci başlattım. Web sitemin  yapımı ve içeriğiyle ilgili  bir kaç haftadır kafa yoruyordum ve bu hafta içi de içerik nasıl olacak kendimi nasıl ifade edebilirim etkili ve yararlı bilgiler ve öğretilerle insanları nasıl buluşturabilirim soruları yoğun biçimde beynimde uçuşuyordu. 8 Aralık 2017  cuma akşamı  biraz dinlenmek için  koltuga gömülmüştüm ki  birden tüm vücudum anlayamadığım bir şekilde üşümeye ve bedenimin her hücresi titreşip hastalıklı gibi aşırı kırgın hale geldi ve boğazıma bir yumruk oturdu.  Sıcak su torbaları ve kendime reiki  sıcak bitki çaylarıyla toplarlamaya  çalıştım. Ertesi gün de devam etti. Pazar günü de tüm hafa sonu boyunca sadece bo bol sıvı aldım, biraz da meyve yedim ve uyanık olduğum sürenin bir kısmında bir kaç tane film izledim. Tüm hafta sonu boyunca  eşim ve annem çocuklarım evdeki tüm süreci öyle güzel idare etti ki bedenim enteresan bir değişim içindeyken  ben sadece nasıl da her şeyin bir güzel aktığını izleyebildim.

Pazar günü artık bu ne bana ne oluyor; burun akıntısı yok başka bir belirtisi yok beni hiç bir şey düşündüremeyecek ve hareket ettiremeyecek ve konuşamayacak hale getiren şeyin sebebini sorgulamaya başladım. Bir iki saat sonra  9 kehanet isimli bir filmin varlığından haberdar oldum ve izlemeye başladığımda pazar akşamı olmuştu. Film bittiğinde tüm bu yaşananların sebebine daha iyi anladım. Ve enteresan bir geceden sonra saat sabahın üçünden itibaren sadece meditasyon yaptım ve uyanık bir şekilde sabahı ettim.  Boğazım ve tüm bedenim normale döndü hatta enerjim e yükselmişti. İşte bu sebeptendir bu filmle ve kitabıyla ilgili araştırmaya başladım. Filme bahsedilen 9 uyanış bilgisinin  kendi yaşamımdaki kanıtları gözlerimin önünde belirmeye başladı. Benimde  deneyimlerimde rastlantıların sıklığı hiç tanımadığım insanlarla sözleşmiş gibi buluşmalar ve sanki çok uzun zamandan beridir tanıyormuş gibi hisler artmaya başlamıştı. Sorduğum soruların izlerini etrafta görmeye başlamam.  Geçtiğimiz yaz başından beri aklımda oluşan soru işaretleriyle ilgili  sorup bıraktığımda cevapların beni nasıl bulduğuna hayret ediyordum. Bunların karşılığını bu film ve filmin kaynağı kitapla ilgili bilgilerde buldum.  Aşağıdaki bilgileri derledim ve paylaşmadan da edemiyorum. Uyanmak ve uyandırmak adına bu 9 kenaheti  uyanış bildirgesini bütünün hayrı için hepimizin duymasını görmesini ve yaşamasını diliyorum. Zaten pek çok kimse belkide daha önceden bu bilgiyle buluştu; buluşmadıysa da yaşadığı olayları bu bilgilerle eşleştirip anlamlandırma  fırsayı bulabilir.

CELESTINE INSIGHTS

9 KEHANET (UYANIŞ)

James Redfield’in yazdığı “Dokuz Kehanet” kitabı çok önemli ruhsal bilgileri  içeriyor ve yazar doğu felsefesi ile batı bilimini sentezleyerek herkesin anlayabileceği akıcı bir dille ruhsal gerçekleri anlatmaktadır.

Dünyamızın geleceğiyle ve hepimizin içinde bulunduğu ruhsal dönüşümle ilgili çok önemli bilgilerin ışığında bizi Peru’nun yağmur ormanlarında bir yolculuğa davet ediyor.Bu yolculukla kişi kendini ve yaşamının anlamını daha iyi anlayacak bir farkındalığa ulaşmasını sağlayacak 9 adet  gizemli uyanış bilgileriyle kehanetle buluşuyor.

 

  1. TESADÜF DİYE BİRŞEY YOKTUR

Önceden belirlenmiş gibi görünen beklenmedik tesadüflerle ve eş zamanlı rastlantılarla dolu ne kadar gizemli bir dünyada yaşadığımızı yeniden keşfediyoruz.

Yaşadığımız her deneyimin ve hayatta  karşımıza çıkan her insanın bize bir mesajı vardır. Hayata bu gözle bakabilirsek  değişik bir algı geliştirmeye başlarız. Bu algı yaşamın daha gizemli ve tatmin edici bir hale gelmesine neden oluyor. Günümüzde hepimiz mevcut durumumuzla ilgili garip bir huzursuzluk ve hoşnutsuzluk duyuyoruz. Çünkü hepimiz hayatımızda daha fazla doyum arıyoruz ve bulamayınca tahammülsüz bir hale geliyoruz.

Kehanet hayatla bireyi farklı bir iletişim düzeyine itiyor. Bu iletişimi anlamanın yolu ise birer bir deneyimlemek. Zihnimizde bir soru oluşturalım ve işaretleri izlemeye başlayalım. Bazen bir kitapta bir filmin alakasız bir yerinde bir gazete haberinde veya yolda karşılaştığımız biriyle yaptığımız bir sohbette sorumuzla ilgili mesajlar almaya başlıyoruz. Bu mesajları farketmeye eşzamanlılığı görmeye başladıkça 1. Kehanet hayatımızın bir parçası haline gelmeye başlıyor.

Ben bu yaz başından beri daha sıklıkla yaşamaya başladım. Kafamdan oluşan bir soru yada yüzümde gördüğüm bir sorun için nasıl geçer dediğimde  cevapları pazılın parçaları gibi oturmaya başladı. Aslında geçmişe baktığımda da pek çok rastlantı gibi gözüken ama ihtiyacımın emrime amade olduğu pek çok deneyim yaşamışım.  Bu sene soruların peşine düşerek kendimle ve çevremle ilgili o kadar çok farkındalık yaşamaya başladım ki; Uzun senelerdir çözülmeyen bazı resmi daire işleri çözülmeye başladı. Artık basit konularla ilgili  bile gözlemci olma ve işaretleri takip etmek konusunun arkasında nasıl keşifler barındırdığını anlamaya başladım. VE geçtiğimiz hafta Pazar günü  yine evrene yönlendirdiğim basit sorulardan sonra 9  uyanıştan haberdar oldum.

Birinci uyanış bilgisi yeni bir bilgi değil çok eski zamanlardan beri bireyler bu gizemli rastlantıları algılıyorlar. Yalnız gelecekle ilgili kehanet noktasında bunun daha çok insan tarafından algılanacağı söyleniyor. 2060 yılına kadar bu bilinçe varan insanların sayısında ciddi bir artış olacak. Yeterli sayıya ve kritik kütleye ulaşınca hayatla ilgili sorularımıza direk cevaplar bulabileceğiz. Kitlesel olarak gezegenimizdeki insan hayatının gizemli oluşumlarını farketmeye ve anlamaya başlayacağız.

  1. DÜNYA GEZEGENİNDEKİ YAŞAMIN GERÇEK ANLAMINI ÇÖZÜYORUZ.

Bu gizemi farkedenlerin sayısı arttıkça enerjik ve kutsal bir evren tanımına sahip tamamen yeni bir dünya görüşü yaratıyoruz.

Geçmiş 400 yıllık dönemde kendimiz ve çocuklarımız için çok daha rahat ve zevkli bir yaşam yaratmaya karar verdik. Daha fazla rahata kavuşabilmek için doğayı fethetme hırs ve tutkumuz gezegenimizin doğal sistemini kirletti ve çöküntünün eşiğine getirdi. 2. Öğreti artık böyle devam edemeyeceğimizi söylüyor. Madde dünyasına tutkulu bir saplantı gösterdiğimiz süreç sona erdi.Artık neden yaşadığımızı ruhsal yolculuğumuzu anlama zamanı geldi.

İkinci kekanet : Bilimin evreni dev bir makina gibi ele aldığı materyalist tutumun sonuna geldiğimizde kuantum fiziğinin kanıtlamaya çalıştığı olağanüstü  bir evrende kendimizi buluyoruz. Bu geçiş tamamlandığında niyet enerjimizin yaşamı biçimlendirme gücünü daha iyi anlayacağız.

İkinci kehanet hepimizin zihinlerimizdeki yaşam biçimlendirici gücü ve enerjiyi keşfedeceğimizi söylüyor. Aradığımız cevapların ise salt bilimden yada inanç sistemlerinden değil hepsinin sentezlenmesiyle oluşan farklı kaynaklardan geleceğini  anlatıyor.

  1. EVREN TÜMÜYLE SONSUZ BİR ENERJİDİR.

Çevremizdeki her şeyin istisnasız tüm maddelerin yeni yeni görmeye ve anlamaya başladığımız ilahi enerjiden oluştuğunu keşfedeceğiz

Tüm varoluşun alt kaynağı olan ve ilahi bir enerji  herşeyin temelini oluşturmaktadır. Yeni bulgularla modern fizikte bu enerjinin varlığını onaylamaktadır.  Modern fiziğin de söylediği gibi evren tek ve nötr bir enerjidir. Ve bu enerji düşüncelerimizle bağlantı halindedir. Bu saf enerjiyi algılamanın ilk belirtisi insanlarda güzelliğe karşı aşırı duyarlı olmak şeklinde kendini göstermektedir. Bu duyarlılığa sahip insanlar doğanın sunduğu güzelliklere bakmaktan büyük haz duyuyorlar. Ayrıca saf enerji bitkilerde en yüksek halde bulunduğundan kendi enerji düzeyimizi yükseltmek için bitkisel beslenmeye ağırlık vermeliyiz. Yediklerimizi gerçekten farkederek ve tadını özümseyerek yemeliyiz.

Üçüncü kehanet daha çok sayıda kişi bu saf enerjiyi farkedecek ve hatta gözlemleyebilecek. Bu meydana geldikten sonra fiziksel evren konusundaki anlayışımız tamamen değişime uğrayacaktır. Yaşamın özünde bu  enerjinin olduğunu farkeden insan düşüncelerinin yaşamını nasıl şekillendirdiğini de anlayacaktır.

İşte bu yaz yoganın yüz güzelliği konusundaki katkılarını daha çok insanın farketmesi ve uygulaması için içine çekildiğim süreç bundan olsa gerek. 🙂

  1. BİRBİRİMİZLE ÇATIŞMAMIZIN NEDENİ KUTSAL KAYNAKTAN KOPUK OLMAKTIR.

Bu açıdan, insanların her zaman  kendilerini bu kutsal kaynaktan kopuk ve güvensiz  hissettiklerini  ve birbirleri üzerinde hakimiyet kurarak enerji almaya çalıştıklarını görebiliriz. İnsanların yaşadığı bu çatışmaların nedeni bu enerji mücadelesidir.

İnsan dünyası enerji ve güç arasında sonsuz bir rekabet görünümündedir. Dördüncü bilgi bize insanların uzun zamandır  bilinçsizce birbirleriyle rekabete girişip birbirlerinden yayılan enerjiye sahip çıkmak istediğini bildirir. Gerçek enerji kaynağından kopuk  yaşayan insanlar birbirlerini kontrol ederek enerji çalmanın yollarını bulmuşlardır. Bu şekilde enerji ve güç kazanmaya çalışmak birbirimizle çatışmamızın temel sebebidir. Ayrıca bu şekilde enerji almak bize çok yetersiz gelmekte yine de kendimizi zayıf mutsuz ve tatminsiz hissetmekteyiz.

4. kehanet 4. Uyanış bilgisi  zamanla insanların evrenin dinamik bir enerjiden oluştuğunu anlayacaklarını  ve bu enerjinin hem bizleri besleyeceğini hemde beklentilerimize yanıt vereceğini açıklıyor.   Aramızdaki güç savaşı sona erdiğinde evrenin tüm gereksinimlerimizi karşılayan sonsuz kaynak olduğunu anlayacağız. Bolluk ve güç bizim doğal halimizdir ve sonsuz enerjinin  varlığını farketmek tek yolumuzdur.

  1. SINIRSIZ EVRENSEL KAYNAKLA BAĞ KURABİLİRİZ

Kutsal enerjiyle yeniden kişisel bağlantı kurabilmenin tek yolu içimizi sonsuz sevgiyle dolduracak bu gizemli dönüşüm güzellik anlayışımızı geliştirecek ve bizleri daha yüksek  bir öz farkındalık seviyesine yükseltecektir.

Evren tüm gereksinimlerimizi sağlayabilecek sonsuz bir enerji kaynağıdır. 5. Bilgi insanların bunu algılamalarıyla  birlikte deneyimlemeye başlayacaklarını söylüyor. Şu anda buna Mistik Deneyim diyoruz.

Sonsuzluğu deneyimlemek= mistik deneyim

Ve az sayıda insanın başına tesadüfen geliyor. Oysa farkındalığın artmasıyla birlikte herkese açık olan bu enerji kaynağıyla bağlantı kurulacak. Birebir deneyim yaşayan insanlar aramızdaki enerji mücadelesinin gereksiz olduğunu anlayacaklar. 5. Kehanet der ki  gittikçe cok sayıda insan bu sınırsız enerjiyle bağlantıda olacak. Bağlantı kurdukça  insanların yaşadığı deneyimler titreşim düzeyimizi yükseltecek.Yeni çağ veya aydınlanma çağının anahtarı olan bu bilgiyle insanlar arasındaki çatışmalar gittikçe azalacak. Bu insanlar bu enerjiyi kullanmayı ve yaşamlarını pozitif yönde dönüştürmeyi  öğrenecekler. Sevginin gerçek anlamı ortaya çıkacak. İnsanlar  yüksek evrensel enerji kaynağının sevgiyle alınıp verilebileceğini  sevginin varolan herşeye karşı duyulan yüksek ve ilahi bir deneyim olduğunu öğrenecekler.

Sevgi=var olan herşeye karşı duyulan ilahi bir deneyim

  1. HERKES GERÇEK KİMLİĞİNİ KEŞFEDEBİLİR

Bu farkındalıkla, kendi kontrol mekanizmamızı hayata geçirebilir ve yegane gerçek olan görevimizi keşfedebiliriz.

Bu dünyadaki varlığımızın amacı insanlığı bu yeni gerçeklik seviyesine tekamül ettirmek ve gereken kolektif yardıma katkıda bulunmaktır.

İnsanlar ve ailemizle ilişkimizde kullandığımız dramaların farkına vararak bunların etkisinden kurtulabiliriz. Bunun için  kendimizi ve geçmişimizi net bir açıklığa kavuşturuncaya kadar incelemeliyiz.

İnsanlardan enerji almak için kullandığımız dramaları şöyle sıralayabiliriz

  • ACINDIRMA:Suçlu hissetmeye neden olan ve hep ne yaparsanız onun için yeterli değil oyunun oynandığı drama acındırmadır.
  • KORKUTMA: Bazen fiziksel bazen de psikolojik olarak bastırma sindirme ve şidddeti seçerek enerji almaya çalışma draması.
  • SORGULAMA: Sorularla ve eleştirilerle diğer insanların yaşantılarındaki yanlışı ortaya çıkararak enerji çekme draması.
  • MESAFE KOYMA: Esrarengiz ve gizemli bir görünümle gerçek duygularını gizleyerek ve saklanarak ilgi çekme üzerine kurulu enerji çekme draması.

Korkutma — Acındırma’yı

Sorgulama —Mesafe Koyma’yı   tetikliyor.

Altıncı bilgi bu anlayışla insanların kontrol dramalarının üstesinden gelebileceklerini söyler. Bu gerçekleştiğinde kendimizi daha yüksek seviyedeki evrimsel kimliğimizde buluruz.

Altıncı kehanet der ki dramaları aşan bireyler insanlığın bir üst versiyonu olarak daha üst  bir  varoluş şeklini temsil edecedekler.  Her zaman enerji dolu ve sevgi konumunda kalabilecekler ve bu durum ruhsal amaçlarının ve görevlerinin peşinden koşmalarını sağlayacak. Bu yeni tür bir anlayış ve boyutun  hayata geçmesi anlamına geliyor.

  1. DÜŞÜNCELERİMİZİN BİZE REHBERLİK EDEN KOZMİK ENERJİ OLDUĞUNU ANLIYORUZ

Bu görevin izini sürerken  nereye gitmemiz gerektiğini söyleyen ve sadece olumlu yorumlarda bulunursak görevimizin  kapılarını bize acacak tesadüfler zincirine neden olan önseziyi keşfedebiliriz.

Kendimizi ve bilincimizi diğer bilgilerin ışığında geliştirdiğimizde artık evrenden sorularımıza cevaplar ve işaretler almaya başlarız. Bazı nesneler özellikle dikkatimizi çekmeye başlar.Ve yaşamla bu şekilde bir  iletişim haline geçeriz. İyi bir gözlemci olmayı öğrendikçe  aklımıza gelen bir düşüncenin arkasındaki rehberliği anlamaya başlarız. Düşüncelerimizin yanı sıra düşlerimizi ve hayallerimizi de içsel rehberlik sistemimizin aktif bir parçası olarak kabul ederiz. Korku içeren düşüncelerin  hemen farkına varıp bunları iptal ederek pozitif düşünceye döneriz. Olumlu düşünmenin önemini tam anlamıyla kavramaya başlarız. Doğru çalışan sezgilerimizle gelen  uyarıları dikkate alıp kendimizi sakınmamız gereken durumlardan kaçınmaya başlarız.

Yedinci kehanet der ki;  içcel rehberliğin farkına varan insanlar düşüncenin hayallerin imajinasyonun ve rüyaların mesaj verme yönünü keşfedecekler. Bu keşif  hayatlarını  kendilerini daha doğru ve tatmin edici olarak yaşamalarını sağlayacak.

 

  1. ENERJİYİ DOĞRU YANSITTIĞINIZDA BÜTÜN İLİŞKİLERİMİZ DÜZELEBİLİR.

Yeterince insan bu tekamül akışına dahil olduğunda daima her yeni tanıştığımız  insanın özüne enerji vererek bedenlerimizi çok daha yüksek enerji  ve anlayış seviyelerine yükseltecek yeni bir kültür yaratırız.

Sekizinci bilgi birbirimize nasıl davranmamız gerektiği konusuna  odaklanıyor. Bunu ilk olarak çocuklarla olan ilişkilerimizde  düzenlememiz gerekiyor. Çocukların hatalarını düzeltirken  onların enerjilerini tüketerek  onlara büyük kötülük yaparız. Bu sayede onlar kontrol dramaları yaratmayı öğrenirler. Ayrıca ilgimizi verebileceğimizden fazla çocuğun sorumluluğunu  asla yüklenmemeliyiz.  Sekizinci bilgi aynı zamanda karşı cinsle yaşadığımız ilişkiye ve aşka açıklık getiriyor. Bu noktada  kitap  aşkı ve nasıl bir güç mücadelesine dönüştüğünü şöyle açıklıyor. AŞK olduğunda, iki kişi bilinçli olarak enerjilerini birbirlerine verirler ve mutluluk, neşe inanılmaz derecede artar. Titreşimleri yükselir. Ne yazık ki insanlar kısa sürede birbirlerinden gelen bu enerjiye bağlanır ve evrenden  sağladıkları enerjiyi keserler. Oysa ki kişilerin  birbirine verecek yeterli enerjisi yoktur. Bir süre sonra birbirlerine enerji vermeye son verip, diğerlerinin enerjisini elde etmeye çalışırlar ve çocukluk dramalarına düşerler. Sonuçta ilişki giderek yozlaşır ve güç mücadelesine dönüşür.  Bu durumdan kurtulmanın yolu  içimizde hem dişil hem eril enerjiyi dengeleyip tam ve bütün bir insan olmaktır. Karşı cinse muhtaçlık hissedilmediğinde ve evrensel enerjiyle dolduğunda kişi gerçek bir sevgi ilişkisine girebilir. Bunun dışındaki tüm ilişkiler karşılıklı bağımlılık ve güç mücadelesinden başka bir şey değildir.

Bütünleşmiş bir insanla kurulan ilişkiyle süper insanı yaratmak mümkün olacak. Bu insan kendi bütünlüğünün farkında olan ve karşısındaki insandan enerji çalma gereksiniminde olmayan evrenin enerji akışıyla uyumlu titreşimi yüksek bir varlık olacak.  Birbirimize ruhsal yolculuğumuz için gerekli mesajları vereceğiz ve evrimimizi tamamlamak için gönüllüce birbirimize yardımcı olacağız. Çünkü bu aşamada bileceğiz ki enerji verdikçe enerjiyle doluyoruz  ve hepimiz bir olduğumuz için ancak  birlikte ruhsal olarak yükselebiliyoruz.

  1. İNSANLIK OLARAK EVRİMİMİZİN SON AŞAMASI

Bu sayede , evrenin başlangıcından beri devam eden tekamül sürecinin  bir parçası olur hayatın o nihai hedefine bir adım daha yaklaşmış oluruz. En sonunda dünya üzerinde cenneti yaşayana değin nesilden nesile bedenlerimizi enerji ile doldurmak.

Diğer bilgileri alan insan enerji düzeyini ve titreşimini yükselseltmiştir. Bu insan için artık farklı bir dünya yaşamı  başlamıştır. Bütün insanlık tarihi bu bilinç evrimine ulaşmaya çalışıyor. Artık enerjimizi artırabilir raslantıları bilincimizle değerlendirebiliriz.

Evrimimizi ileriye doğru hızlandırabilir titreşimimizi yükseltebiliriz. Enerji düzeyimiz  arttıkça vücudumuzdaki atomların titreşim düzeyi  artacak. Titreşimimiz artıkça tekamülümüzün ve insan deneyimimizin son aşamasına geçeceğiz ve yükseliş gerçekleşeçek. 9. KEHANET  Son bilgi bize bireylerin çoğunun  bu titreşim düzeyine 3. Bin yılda ulaşacaklarını söylüyor.  Bu düzeyde ölüm yaşam döngüsü aşılacak ve bu bildiğimiz düzeydeki fiziksel plandaki yaşamın sonu olacak . 9. Bilgi burada ilginç bir fenomenden bahsediyor. Kitlesel olarak bilinç düzeyi yükselen bazı insanlar titreşim düzeyleri alçak  insanların gözlerinin önünde birdenbire kaybolacaklar. Titreşim düzeyi alçak  insanlar da onların ortadan kaybolduklarını zannettikleri halde ortadan kaybolan grubun algısı bambaşka olacak. Onlar farklı bir düzeyde ve boyutta var olmaya devam edecekler. Daha önce bu yolu geçen peygamberlik seviyesinde insanlar ve mayalar gibi topyekün geçiş yapan topluluklar  olmuştur.

Dokuzuncu kehanet artık bu yolun tüm insanlığa açılacağını söylemektedir.

9 kehanet hepimize çok önemli mesajlar iletiyor. Belki de en önemli mesaj evrendeki enerji dolaşımı sayesinde verdiğimiz kadar aldığımızı anlamamız. Ayrıca bir diğer önemli şey  ve bu gezegendeki yaşamımızın amacı tekamül etmek yani ruhsal evrimimizi tamamlamaktır.

Kitapta ve filmde  biz bu gezegene  bireysel kontrol imparatorlukları kurmak için değil  evrim yapabilmek için geldik deniyor. İşte bu yüzden bireysel güç arayışından  ve bu arayıştan doğan güç mücadelesinden uzak durmalıyız. Böyle insanların dramalarının bize ulaşmaması için dikkatimizi onlardan onların yaptığı herşeyden uzaklaştırmalıyız. Yani kısaca böyle insanları umursamayın. Çünkü dikkat vermeme en iyi korunma şeklidir. İçinizdeki güce sahip çıkın ve kimseye teslim etmeyin bir şekilde etmişseniz de artık gücünüzü geri çağırmanın zamanı gelmiştir.:).

Bu süreçte ;

Cesaret Güven

İhtiyacımız Olan Emrimize Emade

Yolumuz Açık Olsun

Gülhan Cantürk